Yıllardan beri Türk Düşmanı dış güçler, birnci dünya harbinde Emperyalist Devletlerin maşası olarak milletimize ve devletimize ihanet edip insanlarımızı katleden Ermenilerin tehcir edilme olayını, bir soykırım olarak göstermeye çalışılmaktadırlar. Bu çevreler meseleyi tarihçilerin değil, siyasetçilerin meselesi olarak görmekte ve asla tarihi belgelere ve gerçeklere itibar etmemektedirler.Bu kampanyanın bir tek amacı vardır.Milletimize soykırımı kabul ettirmek arkasından Devletimizden tazminat ve sonrasında da toprak talep etmektir.
Türkiye’de kendilerine aydın diyen bir kısım çevrelerin, Tarihi gerçeklere yüzde yüz ters bir kampanya başlatarak Ermenilerden özür dileme kampanyası yapması, ve yetkililerin de bu olayı "Demokratik bir tavır" olarak lanse etmesi, Türkiyenin Demokrasi kisvesi altında hangi noktalara getirildiğini gösteren en güzel örnektir. Bu kampanya iülkemizin içinde bulunduğu çürümenin,yozlaşmanın bilgisizliğin seviyesini gösterdiği gibi Türkiye’yi bölüp parçalamak isteyen yabancı mihrakların, ülkemiz içindeki beşinci kol faaliyetlerinin geldiği noktayı göstermektedir..
Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Türk Milletinin tarihinde soykırımı andıran utanılacak ve saklanacak bir hareketi olmamıştır..Tarih masallarla değil belgelerle yazılır.Arşivlerimiz açıktır.
Kendine “aydın” diyen ve tesadüfen de olsa Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı taşıyan hiç kimse, sahte bilgi ve belgelerle kendi milletini uluslar arası arenada mahkûm ettirecek böylesi bir komplonun içinde olamaz, olmamalıdır.
Biz Türk dünyası gençleri olarak, etnik kökenlerini bilmediğimiz ama ceplerinde Türkiye Cumhurihyeti Vatandaşı kimliği taşıyanve kendilerine aydın diyen bu gürubun varlığından utanıyor, onları içinde bulundukları bu gaflet ve ihanet dolu kampanyadan dolayı ecdadımızdan ve halkımızdan özür dilemeye çağırıyoruz.